Search

3 Şubat 2019 Pazar

-

Yazıp yazıp geri siliyorum yazmak istediğim her şeyi, elimden alınan onca şey gibi bir de burası alınmış. Burada sandığım kadar özgür olmadığımdan belki uzun bir süre, belki de temelli buradan da gidiyorum. Yeni sayfalarımda eskisi kadar hata yapmamak dileğimle, uzanıp sadece kendimi kendi yanaklarımdan öpüyorum
-

3 Ağustos 2018 Cuma

Düş


 Düşler kuruyorum yalancı yıldızlarımın arasında. Lacivert ceketli ve beyaz pantolonlu bir adam kadar komik düşler. Tam ağlayacakken bir gülme geliyor sonra. Tam bu sırada sarışın güzel bir kadın da geçmişini düşünüyor ama kıvırcık saçlı küçük çocuk çaldığı trampet ile engel oluyor kadının dilediğince hüzünlenmesine. Tüm bunlar sadece tavukların yaşadığı bir köy evinde gerçekleşiyor ve aynı zamanda da kalabalık bir plajın ortasında. Tek bir hikaye iki ayrı mekanda mı gerçekleşiyor? Evet, tam da öyle oluyor. Düş benim değil mi, böyle kuruyorum işte. Hatta iddiayı arttırıyorum, iki güneş birden doğmuş o gün. Kimsenin gölgesi yok yeryüzünde ne evin bahçesindeki civcivlerin, ne de plajdaki şemsiyelerin. Yakışıklı bir adam güzel bir kadını izliyor gizlice ama kadının bundan hiç haberi yok, ve yaşlı bir adam da yakışıklı genci izliyor. Kadın genç adamı bir görse çok sevecek aslında ama bir türlü gözlerini gökyüzünden ayırıp da bakmıyor adama.Yaşlı adamsa gence olan bakışlarını fark ettirmek için elinden gelen her şeyi yapıyor, çünkü anlatmak istiyor uzun uzun tüm geçmişini. Tıpkı o gençken yaşlıların ona verdiği akılları o da genç adama vermek istiyor. Tüm bunlar olurken küçük çocuk trampet çalmaya devam ediyor. Trampete her vuruşunda sallanıyor sarı bukleleri ama onun da bakışları sabit. Mutlu ya da mutsuz değil, sadece trampet çalıyor. Köy evinin hemen yanındaki gölde ve denizin içinde tam dört tane deniz atı var. Orada ne işleri olduğunu onlar da bilmiyorlar ama çocuğun trampetinin eşliğinde dönmeye başlıyorlar birbirlerinin etrafında.
 Onlar döndükçe, yakışıklı genç kadını izlemeye devam ettikçe, çocuk trampet çaldıkça, sarışın kadın geçmişini düşündükçe, yaşlı adam bekledikçe ve diğer kadın gençten bir haber gökyüzünü izledikçe iki güneşin ikisi de batıyor sahilde ve köy evinde. Geriye bir tek mavi ceketli adam kalıyor. Ama o da kalmaktan sıkılmış artık, buraya ait olmadığının farkında. Ben tam da yalancı yıldızlarımın arasında bunları düşünürken el sallıyor bana, ben görmüyorum. Muhtemelen şefkatle gülümsüyor giderken, görmüyorum ama biliyorum bu sefer dönmemek üzere gidiyor.

15 Mayıs 2018 Salı

Eski olduğu kadar yeni bir hikaye

Hem evimin içinde, hem de uzayın tamamındayım ayrıca denizin ortasındayım ve ölü balıklarla birlikte yüzüyorum. Evden çıksam da, evden çıkmayı başaramıyorum. Atmosferde oksijen bitmiş ve ben bir türlü nefes alamıyorum. Aynı çocuksu tavırla hikayeler uyduruyorum. Bir zamanlar düşlerim hala toz pembe ve bebek maviyken, kötü rüya gördüğümde yan odaya seslensem annemin gelip başımı okşadığı zamanlarda kurduğum hayali anımsıyorum kendi kendime. Gidecektim gitmeden önce bilmediğim bir yere ve herkese bir mektup bırakacaktım, ama o kadar herkese ki  karşı apartmanda hiç birlikte oyun oynamadığımız çocuğa bile. Ona mesela arkadaş olsak biz de yakın olabilirmiydik acaba diye hep düşündüğümü, belki günün birinde bizim eve gelip birlikte oyun oynayabiliriz diye aklımdan hep geçirdiğimden bahsedecektim. Böylelikle ben buralarda yokken “Keşke yanına gitseymişim de birlikte oynasaymışız.” diyebilirdi, yalnız oynadığım bütün oyunların bir karşılığı olurdu belki onun pişmanlığı. Ben hiç bilmezdim çünkü gitmiş olacaktım, ama kırgın anılarım huzura kavuşabilirdi böylelikle. Anneme üzülmemesini yazacaktım ondan değil buradaki hayatımdan kaçtığımı söyleyecektim, babama da annemin tavırlarına aldırış etmemesini. Herkese söyleyecek bir şeylerim vardı çünkü her sonucun bir sebebi vardı mutlaka, ve beni buraya sebepler getirmişti. Aradan geçen yıllara rağmen aynı kaçma isteğinden alıkoyamıyorum kendimi, ama bu sefer kimseyi mektubumda suçlamayarak komşu çocuğuna benim onun yanına gitmeyerek yanlış yaptığımı yazarak. Tebessümle okunup, sadece tabessümle hatırlanacak gittiğim yerde daha mutlu olabildiğim bir hayat kurduğuma inanılacak mektuplar yazmak isterim. Muhtemelen kuracağım yeni hayatta aynı yanlışları yapmazdım çünkü, bu sefer bilirdim sebeplerin doğuracağı sonuçları. Ve yine bilirdim ki benden başka kimsenin suçlu olması bir adım öteye taşımayacak beni. Suçlarımla birlikte yaşanmış ve bir çok çocuğunkinden daha çok hayal unsuru bulunan anılarımı yanıma alıyorum. Gitme cesareti gösteremediğimden sadece kendimden giderek, herkesin yanında kalıyorum.  Evin içinde ve dışında, uzayın her zerresindeyim. Ölü balıklarla birlikte yüzmeye devam ediyorum.


Öne Çıkan Yayın

Günce 172 || Adanalı Bey

Bu blog benim için tam da kişiliğimin oturduğu yıllarda ara sıra uğrayıp, çocukça bir üslupla ilk aşkımı anlattığım bir yerdi hep. Biri...

SİTE HARİTASI

Copyright

Copyright
Yazarlarımızın her hakkı saklıdır

Yazarlarımızın her hakkı saklıdır

Creative Commons Lisansı
Bayanbilen.. ♥ by BayanBilen.com is licensed under a Creative Commons Attribution-Gayriticari-NoDerivs 3.0 Unported License.
Linkteki çalışma baz alınarak yapılmıştır http://www.bayanbilen.com.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://bayanbilen.com/ adresinde mevcut olabilir.