Search

28 Eylül 2012 Cuma

Bayan Komik kombini | Kedi resim ve aksesuarları

Herkese merhaba,

Bilirsiniz azıcık gülmeyi sever şirin şeyler paylaşmaktan da hoşlanırım.

İyi bir hayvan sever olarak bugün sizinle bayan komik kombini paylaşacağım. Kedi de olsa Bayan Komiğin de bir bayan olduğu unutulmamalı. O da kendine çok iyi bakan titiz ve tertipli bir bayan üstelik çok da şirin.

İşte Bayan Komik (bu şirin kediciğin adı Komik'tir) ve onun sahiplerinden Güner Elçioğlu hanımın kombini.

Bayan Komik kombini:
Vücuda yayılan, siyah bakımlı saçlar üzerine üstünde kırmızı bir kolye ve o kolyenin ucuna iliştirilmiş olan düdük aksesuarı çok uyumlu bir kombin oluşturmuş  Resimlerden birinin arkasında yer alan ve bizim favori renklerimizden biri olan lila (eflatun) rengi zemin bu kombinle çok uyumlu olmuş.


Elbette ara sıra dinlenmek de lazım. Özellikle balkon ve teraslarda kullanılan, şıklığın yanında rahatlığından da vaz geçemeyen bayanların da tercih ettiği polyester kumaşla kaplanmış, strafor köpük dolgulu armut koltuklar bu şirin kediciğin de dinlenmek için tercih ettiği  koltuklardan biri

Bence çok yakışmış. Siz ne dersiniz?

Çok yakında
Sonraki Bayan Komik haberi:
Bayan Komik alışverişe giderken nasıl bir kombinle dizayn ediliyor. Çok yakında...

Bekleyiniz...

25 Eylül 2012 Salı

Neşet Ertaş aramızdan ayrıldı


Merhabalar,
Bugün maalesef yazıma "yine ben geldim, biricik arkadaşınız, evinizin hanım hanımcık kızı Deniz" diye başlayamıyorum. Bugün Tür Halk Müziğinin en değerli bestecilerinden biri olan Neşet Ertaş'ın ölüm haberiyle uyandım. Sabah bizimkiler televizyonun sesini bangır bangır açmışlar. Şans eseri haber kanallarından biri açıkmış. TV'yi açıp balkona çıkmışlar. Ben de uykumda taziye mesajları görüyorum tabii. Offf uyandım ve baktım ki televizyon yayını rüyama girmiş. Hiç hoş bir durum değil.
bayanbilen.com
Her neyse bugünkü yazımda Neşet Ertaş'a ilişkin bir iki cümle yazmak istiyorum. Ertaş Abdallar köyünde dünyaya gelen ve Türk Halk Müziği'ndeki Abdallar geleneğinin son temsilcilerinden biri olan çok değerli bir müzisyen idi. "Neredesin sen" ve "Zahidem" gibi pek çok türküyü besteledi. Kendisine Allah'tan rahmet yakınlarına da sabır diliyoruz.
Bayan Bilen ekibi adına
Deniz Karahan

22 Eylül 2012 Cumartesi

Günce..♥ 53 | Gitar! ♥

Az önce internette gezinirken bu resme rastladım da aklıma gitarım geldi. Bir aralar öğrenmek için ne kadar da çok çabalamıştım. Ta ki gitar hocamdan hiçbir şey öğrenmediğimi fark edene kadar. Kursa gidip gelmek ama bir şeyler öğrenmek yerine hocanın çalışını dinlemek oldukça sıkıcıydı. Ben de kursu bıraktım. Şimdi ise gitarı çok nadir elime alıyorum ve o zamanlarda bile doğru düzgün çalamıyorum. 
Aslında gitarı iyi çalmayı çok isterdim, hala da istiyorum. Sanırım bu resim ile birlikte yeniden gitara başlayacağım. Neyi nasıl yapacağımı, ne çalacağımı bilmiyorum. Sanırım biraz sonra da internetten biraz şarkı notası bulacağım. Hımm sanırım neşeli şarkılardan başlayacağım, öyle ya da böyle bir şeyler çalacağım. Keşke sesim güzel olsaydı da çalmanın yanında söyleyebilseydim de. Her neyse çalmak da şu an için yeterli, kim bilir belki bundan yıllar sonra söylüyor da olurum. İçinizde gitar çalan ya da sesi güzel olan birileri var mı? :] Eğer varsa kıymetinizi bilin. Bak kimler öğrenmeye çalışıyor da öğrenemiyor. Bir de sesiniz güzelse hayat sizin için oldukça güzel demektir. Sizin yerinizde olmak isteyen bir çok insan var. Bunu asla unutmayın. :]
Ee.. Ben de şimdi biraz nota araştırayım. Öğrenip çalmam gereken şarkılar var daha.. :] Sizler de biraz müzik dinleyin bence. Bilirsiniz hayat müzikle güzel.. :]
Kocaman sevgilerle.. :]
-Bayanbilen-

21 Eylül 2012 Cuma

Günce..♥ 52 | Havadan, Sudan.. :]


Bugün de sıra 52.güncemizde. Bugün size yine yaşadığım saçmalıklardan bahsetmek istiyorum. :] Bugün okulu asıp başka bir şehre alışverişe gittim, kıyafetler çok güzeldi fiyatları da aşırı uygundu. Gelgelelim her yerde kıyafet olduğundan başım döndü ve hiçbir şey beğenemez oldum. Ardından da koskoca bir günün ardından sadece tek bir parça kıyafet ile eve döndüm. Bilmiyorum ama bugün alışveriş yapmak da gelmedi içimden. Bu olayı da çok garipsedim, size de ara ara böyle olur mu? Yoksa bu bir istisna mıydı? :] Biliyorum kadınlar doğası gereği alışverişe düşkünlerdir, ben de severim ama bugün bir farklıydı işte. :]
Her neyse dönerken baktım kıyafet alamadım bir kaç yiyecek, içecek falan aldım. Ee.. Bilgisayar başında yemek için bir şeyler gerekli. Öyle boş mideyle olmuyor saatlerce oturmak. :] Bu yazıyı yazarken de bir yandan soğuk çayımı yudumluyorum. Gerçi hava zaten soğuk, sıcak bir kahve iyi olurdu ama şimdi kim kalkıp da hazırlayacak? :] Ah işte böyle de üşengeçliğim üzerimde şu sıralar. Sanırım tatil havasından çıkamadım, birden bütün sorumlulukları üzerimde hissetmek oldukça yordu. Tabii olay sadece sorumluluklar falan da değil o, bu, şu derken okul da işkenceye döndü benim için. Okulun sıkıcılığından yana tek tesellim öğle araları müzik dinlemek için oldukça geniş saatler bulabiliyorum. Tabii birileri gelip kulaklığımı kulağımdan çıkarma şakası yapana kadar. Ne biçim bir şakaysa o da, anlayabilmiş değilim. Her neyse öyle ya da böyle gidilmesi gereken bir okul var önümde, artık ileride de bunları hatırlayıp gülmeye çalışırım herhalde. :]
Neyse bakalım, bugün de benden bu kadar başka bir zaman görüşmek üzere, kendinize iyi bakın... :]
Sevgiyle kalın!♥
-Bayanbilen-

20 Eylül 2012 Perşembe

Günce..♥ 51 | Maç Var Bugün Maç! :]

Merhaba! :]
Bugün de 51.güncemizde beraberiz. Bu günün konusu ise; maç. Biliyorum kadınlar maçla ilgilenmez ama yine de ilgilenenler olabilir diye düşünüyorum. Hem ben futbol maçlarını çok severim, daha önce söylemiş miydim? Söylemiştim sanırım. :]
Bugün maçtan konuşmak istememin bir nedeni de bugün Fenerbahçe-Marsilya maçı  olması. Koyu bir Fenerbahçeli olarak sabırsızlıkla maçı bekliyorum. Şu an son on dakikanın içindeyim, ki siz okuduğunuzda maç başlamış ve bitmiş bile olabilir. Umarım Fenerbahçe bu maçı kazanır. :]
Diğer takımın  taraftarları varsa eğer, sakın kızmayın bana. Sizde kazanın tabii, ama biz bu maçı alalım. Bilmiyorum bugünkü maçı kazanmamız da oldukça zor olacak ama zaten kolay galibiyete de sevinilmez değil mi? Her neyse maçın başlaması iyice yaklaştı, belki ilgilenenler olur diye bu maçtaki 11'liyi de paylaşıp kaçıyorum. Kocaman sevgiler.. :] 
Volkan - Gökhan, Bekir, Yobo, Hasan Ali - Mehmet Topal, Meireles - Mehmet Topuz, Alex, Caner - Sow
-Bayanbilen-

19 Eylül 2012 Çarşamba

Günce..♥ 50 | Öylesine Hatırlarsın Yalnızlığını ve İçin Hiç Sızlamaz Çünkü Bilirsin Aslında Herkes Yalnız…



 Yalnız olduğunu iddia edenlere derler ya hani “Hiç kimse yalnız değildir.” Diye. İşte hep bu sözlerle kandırılır insan. Oysaki söylenildiği gibi birileri yoktur insanın yanında. Yalnız doğar ve yalnız ölür. Ne kadar seversen sev bir başkasını ki buna arkadaşların ve ailen de dahil, hayatının tüm acılarını yalnız yaşarsın.
 Zaten acılarını da paylaşamazsın kimseyle, anlatınca falan da azalmaz öyle. Sadece birileri hayatını merak eder ve yaşadığın sıkıntılardan dolayı sana acır hepsi bu. Evet, size diyorum ki insanlar yalnızdır. Yalnız olmadığımızı iddia edenler ise sadece kendini kandırır. Öncelikle yalnız olduğunu kabul etmeli insan, sonra dışarıdaki insanları bir kenara bırakıp içindeki kalabalığı fark etmeli. Düşünün gece başınızı yastığa koyduğunuzda yalnızsınız, ölürken de yalnızsınız kimse sizinle ölüme falan gelmiyor. Doğarken de yalnızdınız. Ama olan şu ki insan kendi yalnızlığıyla barışıp, içindeki kalabalıkları görmeli. Üzüntülerini, sevinçlerini, düşüncelerini ve en önemlisi hislerini. Şimdi bunları söylüyorum diye bunların “Yalnızsınız, mutsuz olmak için birçok sebebiniz var.” Şeklinde anlaşılmasını hiç istemem. Evet, yalnızsınız ama mutsuz olmak için hiçbir sebebiniz yok. Benim de yok. Zaten yalnız olmak mutsuz olmak da değildir, çoğu zaman dışarıyı bir kenara bırakıp, içinizdeki seslere kulak verebilmeniz için en iyi fırsattır.
Düşünün gün boyu dışarıda insanların arasındasınız, belki onlarla birlikte eğleniyor ve birlikte üzülüyorsunuz. Ama kimse sizi tam anlamı ile anlıyor mu? Ya da tanıyor mu? Örneğin ben insanların beni olduğumdan çok daha farklı tanıdıklarına inanırım, mesela yalnız kaldığımda şarkı söylerim ama bunu kimse bilmiyor. Sonra korku filmlerini de severim. Bunu da yalnız birkaç kişi biliyor. Hı bir de insanların yanında ağlamaktan çekindiğim ve zayıflıktan korktuğum için beni bilmeyen bir zamanlar en yakınım dediğim birinden de şöyle bir eleştiri aldım. “ Korku filmleri izleyeceğine git de birkaç romantik film izle, belki bu kadar duygusuz olmasın.” Oysaki ne kadar da yanlıştı söyledikleri. Ben onu üzdüğüm için günlerce mahvoluyorum, ağlamaktan gözlerim rahatsızlanıyor. Aylar sonra gelip söylediğine de bir bak. Sırf bu söz için de üzüldüm ama yine belli etmedim ve sonra anladım ki kimse için üzülmeye değmiyor bencil olursan mutlu olursun. Evet, kimse bizi tanımıyor. Bunun için yalnızız hepimiz. Ama kim bilir belki de en çok böyle mutluyuz. İnsanlara çok yakın, ama insanlardan çok uzak…
-Bayanbilen-

17 Eylül 2012 Pazartesi

Günce..♥ 49 | Acı! :O ♥



Herkese Selam!
 Yorucu ve sıkıcı bir günün sonunda buradayım. Açıkçası ne konuşsak, sizlere ne anlatsam onu da hiç bilmiyorum.  Bu günün tek eğlenceli tarafı vardı benim için o da; çiğköfte. En iyisi biz de onun hakkında konuşalım. :]
 Bugün arkadaşlarla eve dönüyoruz, biri atıldı “Çiğköfte yemeye gidelim!”. İyi dedik gidelim. Zaten genelde topluca çiğköfte yemeye gideriz. Bu sefer bir değişiklik yapıp her zamanki gittiğimiz çiğköfteciye gitmedik. Kimi az acılı istiyor falan, bana acılısı bile az acılı geliyor acılı istedim. Benimle birlikte iki arkadaşım daha acılı aldı. Sonra çiğköfteler geldi yemeye bir başladık ama o da ne? Acıdan ağzım yandı demek yetmez, o acıyla eve bile koşarak gidebilirdim. :] Orada yiğitliğe yedirip de çaktırmıyorum ama tam karşımdaki aynadan gözlerimin kızarmaya başladığını da görmüyor değilim. Diğer acılı isteyenlere bir baktım, çoktan gözden yaşlar çıkmış. Yarı acılı isteyenler bile köşede kıvranıyor. Her şeye rağmen zar zor bitirdik. Tam hesabı ödemek için kalkacağız, mekan sahibinin gülüşünü görmelisiniz. Uzaktan bir köşeye oturmuş bizi izlemiş resmen. Zaten suç bizde her zaman yediğin çiğköfteciden niye vazgeçiyoruz ki biz? :] Her neyse o acıdan sonra günün tüm yorgunluğunu attım, hatta dediğim gibi eve koşarak bile gidebilirdim. :] Sıkıcı ama en sonu bol acılı bir gündü benim için. :]
 Peki ya sizin acıyla aranız nedir? Ya da çiğköfte sever misiniz?
-Bayanbilen-

15 Eylül 2012 Cumartesi

Günce..♥ 48 | Hayata tutunmak! ♥



Az önce internet sitelerinde öylesine gezinirken bu fotoğrafa rastladım. Belli ki bu görüntüyü garipseyen biri çekmiş. Oysaki garipsenecek bir durum yok ortada, hayat sadece o ağaç için değil bizim için de uğruna elimizden gelen tüm gayreti gösterecek kadar değerli. Hoş gün geliyor da, hiç birimiz görmek istemiyoruz gözler önünde duran bu gerçeği.
 Dertlerimiz, sıkıntılarımız bize çokmuş gibi geliyor. Ölümle birmiş gibi… Hâlbuki en zor zamanlarımızda bile bu ağaç gibi dört kolla sarılmalıyız hayata. Her şey sıfırdan başlasa da, hayat yaşanmaya değecek kadar kıymetli. Kim önümüze hangi engeli koyarsa koysun, takılıp düşsek de kalkıp yürümesini bilmeliyiz. Olduğumuz yerde hayatımızın berbat olduğunu söyleyerek geçiremeyeceğimiz kadar değerli tüm saniyelerimiz. Şimdi birkaçınız diyordur “Nereden geldin bu konuya?” anlatayım o halde. Ben gelip burada bir şeyler söylüyorum, sizlere hayatın yaşanmaya değer olduğunu hatırlatıyorum diye, ben de hep bu gerçeklerle yaşıyorum sanmayın. Ben de bir şeylerden bıkıyor ve pes ediyorum. Hatta bazen hayattan o kadar sıkılıyorum ki gün boyu odamın perdelerini bile açmayarak kitap okuyorum. Evet, okuyorum ama sırf beni kendi dünyamdan uzaklaştırıp başka dünyalara götürdüğü için. Daha sonrasında ise kafamdaki düşünceleri bir kenara koyup, saatlerce uyuyorum. Böylece zaman daha bir hızlı geçiyor. Ama daha sonra anlıyorum ki hayat benim odamdan ibaret değil ve ben yeni dünyalara kapılarımı açmadıkça bu dünyadan uzaklaşamayacağım. İşte yalnız o zaman mutlu olabiliyorum. İstiyorum ki tekrar bıkmayayım hayattan, tekrar bırakmayayım kendimi. Onun için hep tutunacak bir şeyler arıyorum hayata dair. İnsanların iyi olduğuna odaklıyorum kendimi.
 Siz de pes etmeyin diye size de hatırlatıyorum “Hayat yaşamaya değer.” En küçük engelde uçurumdan düştüğünü sanmaya değil, kalkıp “Buradayım, işte yürüyorum.”  Diyebilmeye değer hayat.
-Bayanbilen-

14 Eylül 2012 Cuma

Günce..♥ 47 | Saç sorunu.. :/ ♥

Bugünlerde kafam çok karışık saçımı kestirsem mi, yoksa kestirmesem mi hiç bilemiyorum. Saçlarım şu anda oldukça uzun yani nasıl anlatılır, hıh belimi geçeli bir 10-15 cm falan rahat olmuştur. Ama bu kadar uzun saçtan da çok sıkıldım, uçlarında kırıklar falan da oluştu. Artık kestireyim biraz diyorum, gelgelelim nasıl kestirsem onu da hiç bilmiyorum. Genelde kuaförden memnuniyetsiz olarak ayrılan biri olduğum için, saçımın kötü olmasından da korkmuyor değilim. Saçımı kat kat kestirsem diyorum ama o zaman da saçımı ördüğümde her yerden çıkışıp kötü duracak. Düz kestirsem zaten saçım düz aşırı sıradan olacak. Ayy kafam da iyice karıştı. :] 
Acaba diyorum resimdeki gibi önlerini biraz kısaltarak, arkadan da sadece tek bir kat mı attırsam. Böylece hem toplayabilirim, hem de maşa falan yaptığımda güzel görünür. Evet evet en iyisi öyle yaptırayım. :] Yarına kadar fikrimi yine değiştirmezsem böyle yaptıracağım herhalde. Hı unutmadan "Fikri olan varsa, şöyle gelsin! :] ♥ "
Şu sıralar en çok da güzel bir fikre ihtiyacım var, işte bu konuda siz imdadıma yetişiyorsunuz. Örneğin fermuardan bileklik yapma konusunda Merve bana oldukça yardımcı oldu. Buradan ona da kocaman teşekkürler ve öpücükler yolluyorum. Tabii Duygu'cuğuma da.. :]  Çok yararlı oldu çoook. :] 
Neyse bakalım saç konusunda da bir şeyler yapacağım artık, saçımın bu halinden de fazlasıyla sıkıldım.  Sizlerin de güzel fikirlerini bekliyorum. Hoşça kalın, kendinize iyi bakın! :]
-Bayanbilen-





13 Eylül 2012 Perşembe

Sonbahar Geldi Bile ! :] İşte Sonbahar İçin Şık Bir Kombin Önerisi! :] ♥


  Herkese selam! :]
 Bugün ilgimi çeken bu kombine rastladım ve sizlerin de bu kombini beğenebileceğiniz gibi bir fikre kapıldım. Ardından hemen klavyemin karşına geçtim ve şimdi buradayım. :]
 Öncelikle havaların soğumaya başladığını hepimiz yavaş yavaş hissediyoruz. Eee soğuk havalar birden bastırır falan şimdiden aklımızda birkaç kombin örneği bulunmasında fayda var. İşte bu kombin de tam sonbahar aylarında kullanılmak için harika bir örnek. Bu kombinde bu sezona dair tüm popüler parçalara yer verilmiş. Siyah şık bir ceketin içine beyaz bir gömlek tercih edilmiş. Bu ikilinin altına ise pastel tonlardan oluşturulmuş şık bir tayt tercih edilmiş. Buraya kadar her şey mükemmel, fakat gelgelelim o ince topuklu ayakkabıyı bu kombin ile pek bağdaştıramadım. Böyle bir ayakkabı yerine daha tarz topuklu botlar ya da platform topuklular tercih edilebilirdi. Neyse ayakkabıyı bir kenara bırakalım, ben o bordo süet çantaya bayıldım. Tam sonbaharın renklerine uygun, çok hoş bir çanta. Özellikle bu çantayı gördükten sonra, sonbahar için pek çanta beğenebileceğimi falan sanmıyorum. Gerçekten çok şık bir çanta, hayran kaldım. :]
 Sonbahar için aklınızda pek bir kombin örneği yoksa bu kombin sizin aklınıza birkaç fikir getirebilir diye düşünüyorum. Şimdiden benim aklıma 5-6 fikir geldi bile… :] Her neyse konuyu fazla uzatmadan bu yazıyı da sonlandırayım en iyisi. Kocaman sevgilerle... :]
-Bayanbilen-

Günce..♥ 46 | Öğretmenlik !


ÖĞRETMENLİK
 Kabul ediyorum, öğretmenlik kutsal bir meslektir. Ama öğretmenlik demek; kendi fikirlerini öğrencilere empoze etmek değildir. Öğretmenlik öğrencilerine bir şeyler öğretmenin yanı sıra onun hayal gücüne ve fikirlerini paylaşmasına imkan sunmayı da beraberliğinde getirir. Aksi takdirde öğretmenliğin fabrikadan çıkmış gibi tek model insan yaratmaktan ne farkı kalır ki? Bunun içinde bu kutsal meslek herkesin ulaşabileceği kadar alçakta tutulmamalıdır. Biliyorum herkes sınavlardan bıkmış durumda, ama bana kalırsa öğretmen adaylarının bu konuda da geçmesi gereken ciddi sınavlar olmalı. Hele ki bu kadar işsiz öğretmen varken... Mademki öğretmenlik okuyan kesimin sadece bazıları işe girebilecek, o halde işe girenler içlerinden en iyileri olmalı. Aksi takdirde okullar eğitim mekanı olmaktan çıkıp, tekdüze insan yaratma fabrikasına dönüşecek.
 Bu konuyu tam da yeni bir eğitim-öğretim yılının başında açtım, belki birkaç öğretmen arkadaşımız bu yazıyı görür de kendini değerlendirir diye. Eğer ki bu yazıyı okuyan öğretmen arkadaşımız varsa onlara birkaç tavsiyem var. Unutmayın tüm insanlar sizin gibi düşünmeyebilir, sizin doğrularınız da başkalarına yanlış görünebilir. Öğrencilerinizin kendi hayal güçleri ile olayları deneyerek öğrenmesine izin verin. Belki sizlerden çok farklı kişiler olacaklar ama onların kendi fikirleri olacak. Size göre yanlış da olsa onların peşlerinden koşacağı hayalleri olmasına imkan tanıyın. Unutmayın herkes siz olamaz! :]
 Böyle söylüyorum diye bütün öğretmenleri de zan altında bırakmak istemem. Öyle öğretmenler var ki, “İşte öğretmen böyle olmalı!” dedirtip parmakla gösteriliyorlar. Ama şu da kabul edilmeli ki maalesef bu öğretmenler sadece azınlıktan ibaret.
-Bayanbilen-

Not: Şöyle bir anasayfaya baktım da güncelere ek hiçbir şey paylaşmamışım, unutmuş değilim en kısa sürede paylaşacağım. :]

Sanırım ben de mimlendim. :] ♥

Bu benim ilk mimim sevgili UzunKirpik tarafından mimlendim. :]
Neyse uzatmadan sorulara geçeyim en iyisi. :]

Günün nasıl geçti?
Yorucu olmasına rağmen oldukça eğlenceli bir gündü. 

İsim vermeden bahset;
Böyle beyaz kısa tüyleri, mavi uzun şapkası olan küçük burunlu şapşal bir şey var. Evet canlı falan değil! Ama onu çok seviyorum. :]

Neden hep cam kenarı;
Yolda kafamı dayayıp düşlere dalabilmek için en uygun yer de onun için. :]

Bugun kendin için ne yaptın;
Çoğu zaman kendim için yaptığım şeyi yaptım; bisiklet sürdüm. 

Twitter ana sayfanı aç ilk gözüne takılan; 
Arkadaşlar iphone 5 aslında ünlü şarkıcımız çelik'ten araktır, lütfen paylaşalım tüm dünya görsün. 

Düşün ki o bunu okuyacak;
O diye biri yok, ben varım ben! :]

Kahkaha atmana sebep olan karikatürler

Klavyeye bakmadan bir şeyler yaz;
bir şeyler

Bir cümle düşün sonra kelimelerin yerlerini değiştirerek yaz;
Olamaz düşünen kahraman sonunu.

Ctrl+V yap; 
Ben de buradan yurtta kalacak kızlara sesleniyorum...Bazalarınızın tutma yerlerini Buse taktı bende vidalarını monteledim.Sonuç olarak açarken dikkat edin:D

Bu mim kime gitsinn? Hıh sequin bu mim sana gelsin. :] 


-Bayanbilen-

12 Eylül 2012 Çarşamba

Günce..♥ 45 | Anı yaşamak! ♥

 Merak ediyorum da kaçımız ileriye dair bir fikre kapılmadan, her an ölebileceğinin bilinci ile anı yaşayabiliyor? Birçoğumuz anı yaşamanın çok uzağındayız. Birçok gereksiz şeye kafa yoruyor ve yine birçok gereksiz insanı önemsiyoruz. Oysaki hayat geçmişi ve geleceği kafamıza takarak geçirilmeyecek kadar kısa.
 Bana kalırsa insanın içinde ölmeden önce hiçbir ukde kalmamalı. Ne yapmak istiyorsun mesela? Hiç balona bindin mi? Binmediysen ya da tekrar binmek istiyorsan şu an iyi bir fırsat. Ya da paraşütle atlamak falan mı istiyorsun, git ve atla. Bilmiyorum işte içinden geldiği gibi yaşa, yapmak istediğin her şeyi yap. İleride keşke ile başlayan söyleyebileceğin hiçbir cümle kalmasın. Biliyorum ki birçoğunuz “İyi hoş ama… “ ile başlayan cümleler kuracaksınız. Ne olabilir mesela? Hıh çocuklarınızın daha rahat bir yaşam geçirmesi için onlara güzel bir miras hazırlıyorsunuz, ee bunun için de çalışmalısınız her istediğinizi yapamazsınız. Öyle mi? Peki ya ileride torunlarınıza yaşamınıza dair ne anlatmayı planlıyorsunuz? “Bak çocuğum ben çok çalışırdım, dosyaların arasında kaybolurdum.” Ya da “Aslına bakarsan sana anlatabileceğim pek bir şey yapmadım, ama en önemlisi senin yaşamını daha iyi şartlarda sürdürmen için para biriktirdim.”  Falan mı söyleyeceksiniz onlara yoksa “ Bir keresinde arkadaşlarla kampa çıktık, gece geç saatlerde bir sesle uyandım. Etrafı kolaçan ettikten sonra yatağıma doğru ilerledim derken, bir de baktım ki yatağın yanında küçük bir sincap ayağından yaralanmış ve yürüyecek hali yok. Eee doğal olarak da kaçamıyor, hemen ilk yardım malzemelerimizi kapıp ayağını sardık. Biraz da su verdikten sonra o da canlandı, sabah uyandığımızda ise yoktu sanırım iyileşip de uzaklaşmış.” Gibi anılar anlatarak küçük torunlarınızın ya da çocuklarınızın gözünde kahraman mı olmak istersiniz? Ben kendi dedemi gözümün önüne getiriyorum da gençliğine dair anlatabileceği sadece birkaç anı biriktirmiş. Ve dönüp dolaşıp onları anlatıyor. Şahsen ben ileride böyle boş yaşamış bir anane ya da babaanne olmak yerine, her fırsatta anı biriktirmiş biri olmayı tercih ederim. Siz de çocuklarınıza “Aah ah bizim zamanımızda öyle değildi, şöyleydi ben hep çalıştım. Sizin zamanınızda dünyaya gelmek vardı.” Gibi cümleler kurmak istemiyorsanız çok geç olmadan kendinize biraz anı biriktirin. Böylesi hem sizin mutluluğunuz için daha iyi olacak, hem de ileride sizin dırdırınızı çekmek zorunda kalacak çocuklarınız için. :] :] Bilmiyorum işte şimdi gelecekten bahsettik, ama geçmişe de takılıp yaşadığımız zamanı unutmamak lazım.
Kısacası önemli olan ne geçmiş, ne de gelecek; geçmiş zaten çoktan geçip gitmiş, gelecekte bir gün mutlaka gelecek. Önemli olan şu an nasıl yaşadığımız. Unutmayın bugün dünün yarınıydı ve yarının da dünü olacak. :]
-Bayanbilen-


11 Eylül 2012 Salı

Günce..♥ 44


Herkese Selam! :]
Bugün de 44.güncemize geldik. Diğer günlere nazaran bahsetmek istediğim bir konu var, ya da birilerine anlatmak istediğim bir şey de diyebiliriz.
Bugün size başıma gelen bir olayı anlatacağım. Bugün arkadaşlarla oturmuş çay içiyoruz, sonra bir ilkokul arkadaşım bizim masaya doğru el salladı. Ben de iyi niyetliyim ya hemen el salladım, çocuğun yüzündeki o garip ifadeyi görünce ne yapacağımı şaşırdım. Arkama doğru baktım ve biri çocuğa el sallıyor, ben de üzerime alınmışım. :] Sormayın bir utandım, bir utandım. Ne biliyim görünce selam veren biriydi, ben de onun için hemen üzerime alındım. Nereden bileyim arkamda bir başka tanıdığı olduğunu. :] O kadar çok utandım ki ellerimle yüzümü kapatıp kaçasım geldi oradan, sonra etrafa bir bakındım kimse olayı anlamamış. Ben de çaktırmadan masadaki muhabbete ortak oldum. Ayy bir de çocuğu masaya çağıracaktım, o kadar durunca davet etmemizi bekliyor sandım bir an. :] Zaten çok çabuk kızaran biriyim, utanınca hemen sıcak bastı kıpkırmızı oldum. Bu yazıyı yazarken bile kendi kendime kızarıyorum. :]
 İşte böyle olaylardan hiç hoşlanmıyorum, utancımdan yerin dibine geçtim resmen. Masadaki muhabbete döneyim dedim, orada da ne diyeceğimi şaşırdım. Birkaç cümle kurup saçmaladıktan sonra, elime telefonu alıp mesaj gelmiş gibi yaptım ben de. İyi ki de ben duymamışım ama mesaj da gelmiş, yoksa bu kötü oyunculukla hemen kendimi belli ederdim. O kendini bilmiyor ama o mesajı atan kişiye de buradan çok teşekkürler, bir anlık hayatımı kurtardı zaten yeterince utanmıştım. :] Bir de şöyle bir durum var karşımdaki kız olsa bu denli utanmazdım, ama erkek olunca yanlış anlaşıldığımı sezdim. Sonra iyice utandım. :] Neyse geldi geçti diyorum, artık yapabileceğim bir şey yok olan oldu. Ama bir dahaki sefere birinin bana el salladığından emin olsam bile, dönüp bir arkamı kontrol edeceğim. :]
Kocaman sevgilerle… :]
-Bayanbilen-
Creative Commons Lisansı
Günce..♥ 44 by BayanBilen.com is licensed under a Creative Commons Attribution-Gayriticari-NoDerivs 3.0 Unported License.
Linkteki çalışma baz alınarak yapılmıştır http://www.bayanbilen.com/2012/09/gunce-44.html.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://bayanbilen.com/ adresinde mevcut olabilir.

10 Eylül 2012 Pazartesi

Günce..♥ 43

Selam! :]
Blogu takip edenler benim nasıl bir bileklik hastası olduğumu çok iyi bilirler, her fırsatta konuyu bilekliklere getirdiğimi de. Bugün de bu şirin bilekliklere rastladım, sonra "Bu bileklikleri herkes görmeli!" gibi bir fikre kapılarak blogda paylaşmaya karar verdim. 
Bu bileklikleri kolay kolay bulabileceğimizi sanmıyorum, ama fermuar ve ojelerin yardımıyla bu bilekliklerden yapabiliriz. Ben bu bilekliklere gerçekten hayran kaldım, renkli renkli çok şirinler. Üstelik her kombin de ile rahatlıkla kullanılabilirler.
Ben ilk fırsatını bulduğumda bu bilekliklerden yapmaya çalışacağım, bu beceriksizlikle başarılı olur muyum bilmiyorum ama başarılı olursam sizlerle mutlaka paylaşırım. :] Aslında yapılışı çok zormuş gibi görünmüyor, ama fermuarın iki ucunu birbirine nasıl tutturabileceğim konusunda kararsız kaldım. Eğer bu konuda bir fikri olan varsa, fikirlerinizi bekliyorum. :]
Aslında Duygu bu konulardan anlar, ben de buradan Duygu'ya sesleniyorum "Bir fikrin var mı Duygu?" :] 
Duygu'nun ve sizin yardımlarınızı bekliyorum! :] 
Kocaman sevgiler...♥ 

♥ 

-Bayanbilen-

8 Eylül 2012 Cumartesi

42. Günce | İllüminati.. Olabilir mi? :/



Herkese Selam! :]
42. güncemizde yine sizinleyim. :] Bugün sizlere kafamı karıştıran bir soru sormak istiyorum. adına "İllüminati” denilen gizli örgüt var mıdır?”
Bugün beni kendime bu soruyu sormaya iten şey Facebook sayfalarından birinde gördüğüm bir yazıydı. Bu yazının beni etkilemesinin tek sebebi yazıda yazan her şeyin doğru olması, doğru olduklarını biliyorum çünkü her şeye bir kanıt gösterilmiş. Aslında yazının bana gösterdiği tek şey parça-bütün ilişkisiydi. Doğruluğunu gözlemlediğim olayların birleştirilmesi ile çıkan tek bir sonuç vardı “İllüminati” denilen o gizli örgüt var. Ya da gizli demeye hiç gerek yok, çünkü bütün simgeleri ile gözler önünde olan bir örgüt. Gelgelelim birçok insana safsata olarak gözüküyor. Örneğin ben de bu yazıya denk gelene kadar her şeyin maceracı bir kesim tarafından üretilen senaryolar olduğuna inanırdım. Ama yanıldığımı anladım. Hatta ben uzaylıların varlığına inanıp, farklı platformlarda bu konuda açılan tartışmalarda sık sık yer alırdım. Fakat bu yazıdan sonra asıl safsatanın uzaylılar olduğuna inanıyorum.  Belki hatırlarsınız geçenlerde illimünati tarafından internette bir geri sayım başlatılmıştı ve o günün sonunda ne olacağına dair senaryolar türetilmişti, sonuç olarak da her şey asılsız çıkmıştı. Ama o sayımın milyonlara ulaşması ve milyonları korkutması da illimünatinin hedefini yakaladığı anlamına gelir.
 Biz burada birbirimizle tartışırken bile, dünyanın başka bir ucunda bizim üstümüzde planlar çevriliyor. Aslına bakarsanız bu yazıyı sizlerle paylaşmamın tek sebebi, bugün kafamı meşgul eden bir olay olması. Beni bu kadar etkileyen yazıya işte buradan ulaşabilirsiniz. Aslında dini boyutlu bir yazı olmasına rağmen, işin dini boyutunu önemli görmeyen insanların da okumasını tavsiye ederim. Kim bilir belki benim gibi bu yazının doğruluğunu benimser ve dünya görüşünüzü değiştirirsiniz.
 Açıkçası bu benim düşüncelerimi hiç çekinmeden ortaya koymaya çalıştığım sayılı güncelerden biri. Gerçi işin siyasi boyutundaki görüşlerimi belirtmedim ama doğru olanın da bu olduğuna inanıyorum. Belki sizin için saçma veya gereksiz bir yazı olabilir, ya da size bir senaryodan ibaret görünebilir. Hatta bu yazıyı buraya kadar okumamış bile olabilirsiniz. Ama benim için önemli bir yazıydı. Sevgilerimle…
-Bayanbilen-

7 Eylül 2012 Cuma

Yaz modasından Sobahar modasına

Selamlar,

Hepiniz bilirsiniz her mevsimin ayrı bir modası vardır. Ancak eminim ki içinizde benim gibi yaz mevsimini geride bırakmak istemeyenler de az değildir.

Benim için Kış tamam, İlkbahar harika, Yaz ise güzeldir ama nedense Sonbaharda içimden bir şeyler kopuyormuş gibi hissederim ve hüzünlenirim.

Pazartesi sendromlarının ayak seslerini gitgide daha kuvvetli duymaya başlarım. Offf çok sıkıcı.

Ben sonbaharda, yağmur da yağsa, ortalığı seller de götürse, geceleri hava buz da keşse inatla yazı sürdürmeye çalışırım. Ta ki Kış gelip de ilk kar inene kadar. Kar yağdığında anlarım ki ben ne kadar direnirsem direneyim mevsimler değişiyor. :))

Ben Kış gelene kadar pikeyle yatar, tiril tiril etek ve bluzlarla dolaşır inatla "hayır Yaz devam ediyor" derim ama tabi mevsimler beni dinlemez ve değişir.

Sonbahar modasıyla inatlaşanların modası :))
Siz de benim gibi sonbaharda Yaz kombinleri kullananlardan mısınız? Kış gelmesin diye kaybetmeye mahkum olduğunuz bir inata kapılıp üşütür müsünüz? Aslında bilemiyorum, belki de bu konuda ben, türümün son örneklerinden biriyimdir. :]]

Offf puslu havalarda içim daralıyor. Yaz bitmesin ne olur? Ay biterse de bir an önce geri gelsin. Yaaa lütfen ama lütfeeeen.




Deniz Karahan

Ailenizin inatçı, azıcık da şımarık ama aynı zamanda şirin ve masum kızı Deniz

5 Eylül 2012 Çarşamba

Günce..♥ 41



Merhaba,
 Bugün de 41 güncemize geldik. :] Bu güncemizde ise biraz müzik hakkında konuşmak istiyorum.
Müzik kimileri için her şeyken, kimleri için ise kafiye içinde söylenen birkaç sözden ibarettir. Bu güncede müziksiz yaşayamayanlara. Müziksiz yaşayamayan biri için daha başka türlüsü de olamazdı zaten. :]
Ben müziğin insanları birleştirdiğine inananlardanım. Müzik ortak yönleri olan herkesi bir kaç notanın arasında buluşturur. Örneğin Şebnem Ferah'ın "Sigara" isimli şarkısını herkes bilir. Bilmediğini söyleyenler olsa bile, bu şarkının melodisini duyduğu anda hatırlayacağına eminim. Şarkının tamamı olmasa da nakarat kısmını herkes rahatlıkla hatırlayabilir.

"Ben sigara dumanımın altında
Yana yana en sonunda kül oldum
Sen kibritin hiç yanmayan ucunda
Birinin hayatından geçmiş oldun"

 Şebnem Ferah zamanında bu sözleri ile hepimizi öyle etkilemiş ki, üzerinden yaklaşık 11 yıl geçmesine rağmen bir çoğumuz bu şarkıyı halen ezbere biliyoruz. Hatta ve hatta bu şarkının çıktığı yılı şu anda araştırdım ve "Aaa.. Bu şarkı o kadar mı eski?" dedim kendi kendime. Onun içindir ki müziğin insanları bir kaç nota ile birleştirmesine ve müziğin yaşının olmadığına inanırım.
 Şebnem Ferah'ın bu şarkısı müziğin birleştirici özelliğini kanıtlamak için sadece bir örnekti. Ama bu ve bunun gibi hepimizin hafızasında yer eden onlarca şarkı var. Mesela Kargo'dan "Yıldızların Altında" şarkısını hepimiz severek dinlemişizdir, ya da Pamela'nın "İstanbul" isimli şarkısını. 
 İşte müziği en çok da bunun için seviyorum. Şimdi aklıma gelmeyen ama sözleri aklıma kazınmış öyle çok şarkı var ki.. Mutlaka sizin de öyledir.
 Sizlere verdiğim şarkılar Türkçe, ama müziğin dili yoktur. Buna örnek olarak da aklıma ilk Adele'nin "Someone like you" isimli şarkısı geldi. 
 Bana göre müziğin dili, dini, ırkı olmaz. Müzik müziktir, altında farklı anlamlar da aranmaz. Bir rock şarkı da birinin hoşuna gitmediği için kötülenmez, metal veya rap de aynı şekilde. Müzik sadece bizler için var. 
 Müzik benim için vazgeçilmezdir. Bir şeylere sıkıldığımda ya da sevinçten havalara uçtuğumda benimledir. Peki ya sizin için müzik nedir?

-Bayanbilen-

Günce..♥ 40

Herkese selam,
1, 5, 10, 30 derken 40. güncemize de geldik. Bir de zaman geçmiyor derler, oysa ki yakalayabilene aşk olsun.. :]
Bugünkü güncemizde ilk olarak bir önceki postu yazan Deniz'e ve hep yanımda olan abime teşekkür etmek istiyorum. Onlar gerçekten çok iyiler. Belki onları çok uzun zamandır falan tanımıyorum, ama uzun zamandır tanıdığım bir çok insandan çok daha iyi olduklarını biliyorum. Her şey için tekrar tekrar teşekkürler. :]
Bugün evime elimde paketler ve yüzümde kocaman gülücüklerle geldim. Bunca kötü niyetli insanın arasında bu kadar iyi arkadaşlar bulabildiğim için çok şanslıyım. Beni benden iyi tanıyacak kadar iyi arkadaşlar onlar. Doğum günümde hep birlikte acılı çiğ köfte yemeye çalıştık. İlk kez acılı yiyen arkadaşların gözlerindeki kızarmayı görmek bile eğlenceliydi. Bol bol güldüğüm bir gündü. Şimdi daha iyi anlıyorum doğum günlerinde mutlu olmak gerekir sözünü. :] Ama cümleyi yanlış kurmuşlar "Doğum günlerinde mutlu olunur." demeliydiler, olmak gerekir değil!  :]
Endişelendiğim gibi bir tatsızlık da yaşamadım bugün, onun için apayrı bir rahatım. Sanırım bir şeyler yoluna girmeye başlıyor. Aslında çoktan girmeliydi, ama geç olsun da güç olmasın. :]
 Bugün gerçekten çok mutluydum, o kadar mutluydum ki bir an dünyada her şeyin güzel olduğunu düşünmeye başlamıştım. Ta ki yanımızdan geçen Şahin'in içindeki magandaların bakışlarını görene kadar. :] O zaman anladım ki dünyada sadece bazı şeyler güzel. Ya da şöyle söyleyeyim " Hayat görmeyi bilene güzel." :] 
Hayattaki güzellikleri görebilmeniz dileğimle.. :]

-Bayanbilen-

4 Eylül 2012 Salı

Biraz Teoman, Biraz Doğum Günü.. :] 39. Günce ile birlikte..

Herkese Selam! :] 
Bugün de 39. güncemizde buradayım. Bugün mutluyum sanırım, ya da karışık. Hani böyle mutlusunuzdur, ama içinizde bir burukluk vardır ya iste öyle bir şey. Aslında mutlu olmalıyım bugün, bugün benim doğum günüm. :]
Bugün sizinle sevgili Teoman'ın o çok sevdiğim şarkısını paylaşmak istiyorum. Paramparça Teoman'ın en unutulmaz eserlerinden biri. Zaten Teoman'ın her şarkısı unutulmaz değil mi? Müziği neden bıraktığına da bir türlü anlam veremiyorum. Hem de şarkılarıyla, insanların anlatamadığı duygularına ortak olabilirken. 
Her neyse Teoman bir şeyi yapıyorsa bildiği vardır diyorum. Belki de her şey onun için böyle daha iyi olacaktık kim bilebilir?

"Nasıl oluyor vakit bir türlü geçmezken
Yıllar hayatlar geçiyor
Kayıp bir bavul gibiyim hava alanında
Yada boş bir yüzme havuzu sonbaharda
Çok mu ayıp hala mutluluk istemek
Neyse zaten hiç halim yok"


Sanırım Teoman'ı en çok da bu sözleri için seviyorum. Ruh halimi anlatmaya çalışıp da anlatamamıştım, bakın işte tam böyle. Nedense her doğum günüm böyledir benim. Yüzüm güler çünkü arkadaşlarım daima yanımdadır ama gelgelim içim o kadar da mutlu olamıyor. Sanırım doğum günlerinin benim için tek önemi yaşanacak bir yılın daha sona ermesi. Hı bu arada neden kutlarız ki doğum günlerini? Ağlanacak halimize gülmek gibi bir şey oysa ki, kutlanacak başka gün bulamamış gibi. 
Her neyse, çoktan oluşmuş kurallar "Doğum günleri kutlanır." bunu yıkmak da pek kolay değil. Kolay olup olmaması da bir yana, gerek de yok aslında. Şu an bir grup insan ben bu satırları yazarken yaşlanmamı kutluyor. Oldukça garip. Her şeye rağmen ben o bir grup insan diye bahsettiklerimi çok seviyorum. Beni düşünmeleri yeter. :]
 Şimdi bu doğum günü muhabbetini kapatıp, "Doğum günleri mutlu geçirilmelidir." kuralını da aklımın bir köşesinde tutarak uyumaya gidiyorum. Uyandığımda daha mutlu olmam dileğiyle.. Hoşça kalın! :]
-Bayanbilen-

3 Eylül 2012 Pazartesi

Farklı Fikirler..♥

Ne yazayım? Ne yazayım diye düşünürken bu resme rastladım. :] Çok hoşuma gitti. Günlük hayatta kullanılır mı? Ya da fark edilir mi açıkçası bilmiyorum. Ama sadece sizde olan bir etek modeli, güzel bir fikir olabilir. Benim bu resimde asıl hoşuma giden bunu bulan insanın yaratıcılığı. Kimin aklına gelir ki kazağın boyun kısmından etek olarak ayaklarını geçireceksin falan. Birinin aklına gelmiş işte, çok da güzel olmuş. :] Bir de bunun gibi bir bir gömlek modeli var onu da sevmiştim. Hatta size fikir verebilmesi açısından onu da paylaşayım. :]

İşte bu da erkek gömleğinden straplez bir bluz yapımı. Ben bu fikirleri çok sevdim. Demek ki neymiş? Erkek gömleği işte diyerek küçümsememek gerekirmiş. :] 
Bazı insanların yaratıcılığı o kadar gelişmiş durumda ki hayranlıkla onları izliyorum. Maalesef ben bu aşırı yaratıcı insanlar arasında değilim. :] Ama sizlerin de böyle yaratıcı fikirleri varsa her zaman beklerim. Kocaman sevgilerle...
Kendinize iyi bakın. :]
-Bayanbilen-

Günce..♥ 38


Merhaba,
Bugün de 38. güncemize geldik. :]
Bugün gecenin bir yarısı tatlı krizim tuttu. Hemen mutfağa gidip hazır pudingden hazırlayıp, kaselere doldurdum. Ardından evde puding yapmanın en güzel yanı olarak tencereyi kaptığım gibi bilgisayarımın başına geldim. :] Tencerenin dibini sıyırmak küçüklükten kalan bir alışkanlık, ki herkesin bunu sevdiğine eminim. :]
Evdekiler de bu davranıştan pek rahatsız olmadılar, ellerindeki puding dolu kaseler ile rahatsız olmak bir yana memnun bile oldular. Sanırım birileri benim gece gece puding yapmamı bekliyormuş. :]
Ben uğraştırıcı tatlılar hazırlamak yerine puding tercih edenlerdenim. Hem kolay, hem de çok daha lezzetli. :] Bugün de bunu kendime bir kez daha kanıtlamış oldum. Her gün gece gece puding hazırlarsam bir aya kalmaz kıyafetlerime sığamayacağım. :]
Yok yok abartıyorum, o kadar da kilo almam herhalde. Şimdi size gelelim pudingle aranız nedir? :]
Hı bir de tencerenin dibi ile? :]

-Bayanbilen-

2 Eylül 2012 Pazar

Oje Çılgınlığı! ♥ :]


 Ben oje sürmeyi ve ojeleri çok severim, zaten renk renk ojeleri kim sevmez ki? :] Resimdekiler de oje bankamın sadece küçük bir kısmı. :] Resimdeki ojelerden ise “IRIS Nail Polish” hariç, diğerlerini artık kullanmıyorum. Bir gün gelir de sürmem gerekir diye farklı bir kutuya emekliye ayırdığım ojelerim bunlar. :]
 Bu yazıda sizlere tavsiyem;  aynı renkten iki oje almayın! :] Yoksa birini emekliye ayırmak zorunda kalıyorsunuz. Ben her oje standı gördüğünde yıllardır oje satılan bir yer görmemiş gibi yanına giderek, hemen birkaç tane oje beğenenlerdenim.  Ojelerimin birçoğu ise bir kez sürülüp “Acaba bir kez daha sürülür müyüm?” diye bekleyenlerden oluşuyor. Bunca oje almama rağmen, o kadar da oje süren biri değilim. Çünkü ojelerle yemek yapmak pek de sağlıklı değil. :] Ayrıca aşırı hassas tırnaklara sahibim, her oje çıkarışımda bir iki kat soyuluyorlar. E ben de ojelerimi bir rafa dizip, onlara bakmak ile yetiniyorum. :]
İşte böyle… Ben oje sürmeyen bir oje canavarıyım. :] Şimdi gelelim size, “Siz ojeleri sever misiniz?” ya da “Ne sıklıkla oje sürersiniz?” :] Yorumlarınızı beklediğimi de belirterek, yazıma son veriyorum. Kocaman sevgilerle, kendinize iyi bakın! :]
-Bayanbilen-

Günce..♥ 37

Bugün de 36.güncemizde yine buradayım. :] Bugün diğer günlerin aksine değinmek istediğim özel bir konu var; sürpriz doğum günleri. 
3 gün sonra doğum gününüz olduğunu biliyorsunuz. Çok sevdiğiniz bir arkadaşınız da salı günü işiniz olup olmadığını soruyor. Siz de başka bir konu için olduğunu düşünerek hemen atlıyorsunuz "Hayır, yok." Bu cevabınızın üzerine o da "O zaman öğleden sonra buluşalım, şunlar falan." diyor. Sonra kafanızın üzerinde bir ampul ışıldıyor "Tabii ya doğum günüm." Şimdi ise içine düştüğünüz durum oldukça vahim. Anladığınızı belirtip gerek olmadığını falan mı söyleyeceksiniz, yoksa onları kırmayıp fark etmemiş gibi mi yapacaksınız? Anladığınızı söyleseniz karşınızdaki kendini kötü hissedecek, anlamamış gibi yapsanız da "Aaa, bak anlamamış ayağına yatıyor." diyecekler. Şimdi oturup düşünün bakalım ne yapacaksınız? Hı bir de şöyle bir durum var, hayatınızdan tamamen çıkardığınızı düşündüğünüz ona en ufak bir umut vermemek için konuşmadığınız insan da doğum gününüzde olacak.  Artık siz de doğum gününüzü susarak geçirirsiniz, alın size bir zor durum daha. 
Doğum günümü benden önce hatırlayan arkadaşlara sahip olduğum için çok mutluyum. Ama şu durum da beni oldukça sıkıyor. Her şey bir yana doğum günümde de mi tatsızlık yaşayacağım. Aslında tatsızlık çok kibar bir kelime kalır. Her neyse şimdiden bunları düşünüp de kendimi iyice sıkmak istemiyorum. Her şey olacağına varır. Ne olacaksa, olup bitecek. Ben o çok sevdiğim arkadaşlarımı düşünüp, işin o tarafını hiç karıştırmayayım en iyisi. Benden size tavsiye kimseyi böyle bir duruma sokmayın, çok can sıkıcı. :]

♥ 

-Bayanbilen-

1 Eylül 2012 Cumartesi

Yüzükler..♥



Selam, :]
 Bu yazımda yüzüklere değinmek istiyorum. Yüzükler kimilerine göre vazgeçilmezdir, kimilerine göre de gereksiz. Bana göre ise bir tane yüzük yeterlidir. :]
 Resimdeki yüzükler çok sevdiğim birine ait, o tam bir yüzük canavarı. Ne zaman görsem, parmağından bambaşka bir gösterişli yüzük. Onun yüzüklerini takip edemez oldum. :] Ben ise hepi topu beş altı yüzüğü bulunan, bu yüzüklerden de sadece birini kullanan biriyim. Resimdeki beyaz boncuklu yüzüğün arkasından azıcık görünen, siyah sade bir yüzük var. İşte o yüzük nereye gidersem gideyim, onu da parmağımda götürdüğüm yüzük. Hiçbir özelliği ve ilgi çekici güzelliği olmamasına rağmen, çok severim o yüzüğümü. Renk renk, iri taşlı yüzükler takanlara da imrenirim ama ne mümkün bir türlü büyük yüzükler kullanamam. Ya parmağımdan çıkıverirler, ya da çok sıkılıp ben çıkarırım. :]
 Benim düşüncem konu takılar olunca herkesin bir vazgeçilmezi vardır. Benim vazgeçilmezim ise bileklikler. :] Yüzüklerle aram pek de iyi değildir. Peki, siz yüzükleri sever misiniz?
♥ 
-Bayanbilen-

Günce..♥ 36 :]



 Belki duymuşsunuzdur bir genelleme vardır “Bir kız saçını topuz yapıyorsa mutsuzdur.” diye.  Bu günkü güncemizde de bu genellemeyi tartışmak istiyorum.
 Bir kız saçını topuz yapıyorsa mutsuzdur diye bir genelleme yapılmasına karşıyım. Belki hava sıcaktır, ya da saçını topuz yaptığında kendini daha iyi hissediyordur. Belki de topuzları kendisine çok yakıştırıyordur olamaz mı? Tabii ki olabilir. Peki ya kızlar mutsuz olduğunda saçını topuz yapar mı? Aslında bunda da gerçeklik payı olabilir. Çünkü hiç bir kızın mutsuz olduğunda saçıyla uğraşacağını sanmıyorum. Aksine saçından rahatsız olup da ensesine değmeyecek şekilde toplamak isteyebilir.
Bana kalırsa bu hem doğru, hem de yanlış bir genelleme. Adı genelleme olduğunda yanlış olması da doğal, fakat bunu bir varsayım olarak algılarsak doğru olması da mümkün. Kendimi düşünüyorum da “Mutsuz olduğumda topuz yapar mıyım?” diye. Yapmam herhalde. Aksine mutsuz olduğumda moralimi düzeltmek için bir şeyler yapmaya çalışırım. Ama moralimi düzeltmeye çalışamayacak kadar mutsuzsam neden olmasın? Peki ya şimdi size soruyorum “Bir kız saçını topuz yapıyorsa mutsuz mudur?” :]
-Bayanbilen-

Kombin..♥ :]


Merhaba,
Bugün de böyle bir kombin örneğine rastladım ve bu kombinin günlük hayatta ne kadar da çok kullanıldığını fark ettim.
 Sıradan tüllü siyah bir etek ve üzerine trikoya benzer tül detaylı bir üst. Saçlar hemen hemen her zamanki gibi salık bırakılmış. Eline orta boy sapı zincirli bir kutu çanta alınmış ve bileğine ise çanta ile uyumlu denebilecek bir bileklik takılmış. Bu kombinde bilekliği pek beğenmedim, çünkü bu kombine göre fazla kaba duruyor. Onun dışında her şey sıradan. Hı güzel mi? Evet,  güzel ama fazla sıradan. Bana göre güzellik bir parça da yaratıcılıktan geçer. Örneğin bu kombin ile saçlar daha farklı yapılabilirdi, mesela küçük ve şık bir topuz çok da güzel görünürdü. Ya da boyundan bağlamalı kalın siyah bir kolye de hoş olabilirdi.
Genel olarak size tavsiyem; Mademki moda kıyafetler ile ilgi çekmenin bir yolu, o halde ilgi çekecek bir şeyler yapın. Sıradan tasarımlar oluşturmak yerine, yaratıcılığınızla ilgiyi üzerinizde toplayın.  Kocaman sevgilerle… :]
♥ 
-Bayanbilen-

Öne Çıkan Yayın

Bob Dylan Nobel ve Peace songs şarkıları hakkında | Yorumcu: Avril Lavigne || Günce 170

Ek: Bob Dylan Nobel Edebiyat ödülünü almaya gitmeyeceğini açıkladı. Bu Jean Paul Sarte'den beri bir ilk Ünlü rock müzik sanatçısı bes...

SİTE HARİTASI

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Copyright

Copyright
Yazarlarımızın her hakkı saklıdır

Yazarlarımızın her hakkı saklıdır

Creative Commons Lisansı
Bayanbilen.. ♥ by BayanBilen.com is licensed under a Creative Commons Attribution-Gayriticari-NoDerivs 3.0 Unported License.
Linkteki çalışma baz alınarak yapılmıştır http://www.bayanbilen.com.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://bayanbilen.com/ adresinde mevcut olabilir.