Search

21 Nisan 2013 Pazar

Günce 124 ♥ || Karnımın içine kelebekler kaçmış! :)

Merabaa! :)
Şu an bir önceki postta bahsettiğim ruh halimden eser yok. Hatta şu an o ruh halimi çok saçma buluyorum, hayat yaşamaya değer her şeye rağmen. Ee tabi tüm bu düşünceler bir iki gün içinde birden değişiyorsa onun da var bir sebebi. :)
Sanırım baharın bir türlü gelmemesi etrafta uçuşan kelebekler göremememiz hep benim yüzümden. Çünkü şu an o kelebekler karnımın içinde uçuşuyorlar. :) Hem de "Acaba ben gerçekten çok duygusuz bir insan mıyım? " diye aklımdan geçirdiğim günlerde. Birden birileri pembe gözlüklerimi çıkarmadığı sürece de, o kelebekler orada uçuşmaya devam edecek gibi görünüyor. :) 
Kelebeklerin karnımın içinde uçuşması tabii ki güzel bir şey de, az kaldı beni de uçuracaklar ayaklarım yerden kesiliyor gibi hissediyorum. Dizlerimin titrediğini belli etmemek için tabanlarımı yere basmaya özen gösteriyorum. Sesimin titreyip birden çatlamaması için de elimden geleni yapıyorum. Hıh bir de kızarıyorum, ama onu belli etmemek için elimden gelen bir şey yok ne yazık ki. :) 
Dün günün sonunda eve dönerken insanların garip bakışlarıyla birlikte fark ettim ki, kendi kendime yok yere sırıtıyorum. Hatta bu satırları yazarken de sırıtıyorum. :)) Şu an bu duygunun sonunu düşünmeden sadece anı yaşıyorum. Fark ettim ki ben bu duyguyu çok seviyorum. Şimdi ise tadını çıkarıyorum. :)
Kendinize iyi bakınn! :) Mutlu olun!! :)
-Bayanbilen-

İşte bunlar da o sevgili kelebeklerr!! :)



19 Nisan 2013 Cuma

Günce 123 ♥ || Yine bir aradan sonra.. :)

Şu aralar o kadar karışık ki durumlar kendi hızıma yetişemiyorum. Sınavlar, hocalarla tartışmalar, stres, uçuşup kaçan kelebekler, heyecanlar, üzüntüler. Ama şu 4 günlük tatilimde hepsinden uzaklaşmayı hedefliyorum kendime. 
Zaten buraya gelmediğim zamanlarda da içim hiç rahat değildi. Yazı yazmayı özlüyorum o bir yana da sanki burada tanıdığım herkesi de bir kenara bırakmışım gibi hissediyorum. Bugünde ben yokken paylaştıklarınızı tek tek okumayı düşünüyorum. Çünkü gerçekten hem merak ediyorum, hem de okumayı çok seviyorum. :)
Bütün karışıklarımın yanı sıra ilham perilerimin benden uzaklaştığını hissediyorum son zamanlarda. Çünkü yazarken bütün duygularım birbirine karışıyor, bir anda mutluluktan bahsederken mutsuzluğuma dönüyorum. Böyle olunca da yazımı tekrar okuyunca ben bile ne demeye çalıştığımı zor anlıyorum. Sonra da hevesim kaçıyor. Yazmaya yazmaya da o kadar şey birikiyor ki hayatımda, hepsini yazıp sizi sıkmak da istemiyorum ama zaten yazmak istesem de olanların hızına yetişemiyorum. Öyle işte ben ben değilim şu sıralar, bir ruh halinden çıkıp diğerine giriyorum. İdare edin beni azıcık, en kısa zamanda geleceğim kendime. Yani umarım. 
-Bayanbilen-

7 Nisan 2013 Pazar

Günce 121 || Düşünmek iyi değil..


Hani böyle bazı arkadaşlar vardır derdin olur gider ona anlatırsın. Çıkmaz sokaklara girersin bazen seni tutup çıkarır falan ama kendi o sokaklardan hiç çıkamaz ya. Hıh işte son günlerde o arkadaş rolünü üstlendim. Kimin ne derdi varsa bıkmadan, sıkılmadan, sabırla dinliyorum; sonra bir bakıyorum kendime üzüntüden, dertten, stresten ibaret olmuşum. 
O değil bir de "Ne yapayım şimdi ben?" diye soruyorlar. Bir bilseler beni, sanki ben kendi ne yapabileceğimi biliyormuşum gibi. Ve bazen öyle daralıyorum ki.. Yeter! diyorum kendi kendime. "Neden yok yere dert katıyorsun kendine?" diye soruyorum. Tabii bunları böyle söyleyemiyorum karşımdakine ben de artık şu üstteki gifi yolluyorum. "Düşünmeyin artık, sıkmayın kendinizi. Anı yaşayın, bırakın onu bunu." Demek ister gibi..
Bazen öyle bir körleşebiliyoruz ki dünyanın bizden ibaret olduğunu, bizden başka herkesin mutlu olduğunu düşünüyoruz. Hı tabii öyle düşünmüyoruz belki ama, öyle düşünüyor gibi davranıyoruz. Onun için de hep o psikologluk yapan arkadaşlar, psikologluk oluyor. Yok yere mutsuz oluyorum, sorsan bir mutsuz günümden haberi olmayan insanların mutluluğu için. Evet, saçma. Çok saçma.
-Bayanbilen-






6 Nisan 2013 Cumartesi

Günce 120 ♥ || Sık sık bahsettiğim MUTLULUK ! :)

Öyle güzel bir gün ki bu, küçük bir kuş tatlı bir şarkı mırıldanıyor kulaklarıma. Rüzgar hafiften yalıyor  suratımı ve güneş tatlı bir sıcaklık bırakıyor tenimde. Hayallerim ile umutlarım birlik olmuş bu sabah nereye gidersem gideyim başımın üstünde uçuşuyorlar. Uçuşmak demişken, kafamın üstünde uçuşan bir kaç soruyu da es geçmemeliyim. Ama önemsemiyorum onları bugün, ve ben onları önemsemedikçe içlerinden bir kaçı kayboluveriyor ortadan. Sanırım bu şekilde hepsiyle başa çıkabilirim. 
Diyorum ya aslında mutlu olmak için bir sebep yok bugün; yaşamak, nefes almak, bahar hepsi başlı başına bir mutluluk sebebi değil mi zaten? Fark ettim de mutlu olmak için gözümüzün önünde duran en büyük nedenleri göremiyoruz. Biraz akışına bırakalım dünyayı, tutmaya gücümüz yetmiyor zaten. En azından boşu boşuna yormayalım kendimizi. Olan olsun, biten bitsin. Bugün dünya gibi karışık değil de, her sabah yeniden doğan güneş gibi umutlu olmayı deneyin. 
Ve mutluluk uzakta değil ama buna yakında demek de doğru olmaz. Nasıl denir mutluluk içinizde, bardağınızın dolu tarafında. Anı yakaladığınız zaman, kendini göstermekten çekinmeyen biri mutluluk. Ve kimi zaman sizin içinizden çıkıp, karnınızda kelebekler uçuşturan insanların yanına gidebiliyor. 
İşte öyle.. Karmaşık da görünse uzaktan, aslında basit. 

Mutlu olmanız dileğimle! :)

-Bayanbilen-

5 Nisan 2013 Cuma

Günce 119 ♥ || Acaba?

Herkesin bir "belki"si var mıdır içinde? 
Hiç yoktan bir anda hatırladığı,
En güzel gülüşlerini yarım bırakan anıları,
En tatlı düşlerinden uyandıran gerçekleri,
En masum anlarında "Hey buradayım." diyen düşünceleri?
Ya da bir şarkıyla alt üst olabilir mi her insan?
Yüreğinin hiç bilmediği yerlerinden acı duyabilir,
Bir anda bütün perdeleri indirip karanlıkta kalmak isteyebilir mi?
Nedenini bilmediği halde üzgün olabilir,
Ya da bir anda mutlu olabilir mi?
Kendi kendine gülümseyip, konuşabilir mi?
Ya da hayat insanın kendiyle yaptığı tartışmalardan,
Ettiği kavgalardan ibaret olabilir mi?
Ve ya tüm yaşadıklarımızı sandıklarımız,
Hayal gücümüzün büyük bir oyunu olabilir mi?
Ya da olasılıklar..
Sahi olasılıklar sonsuza kadar uzayıp gidebilir mi?
Ya da daha doğrusu hayal gücünün bittiği yere kadar?


Acaba (Cem Özkan)


-Bayanbilen-






4 Nisan 2013 Perşembe

Günce 118 ♥ || Bir bu eksikti.

Daha dün herkesin arkasından sövdüğü öğretmene "Aslında özünde iyi bir adam." dersin de, seni haksız çıkarmaya çalışır gibi ertesi gün olay mı çıkarır? Öyle basit bir şey olsa gaz kesmeyeceğim de direk disipline vermek de saçma değil mi bir öğrenciyi? Biliyorum şimdi bir şey anlamadınız onun için konuyu biraz açayım. İngilizceden proje oluşturmaya karar vermiş hocamız. Sınıftan da gönüllü öğrenci istedi ben de dedim ki "Zaten ingilizcem kötü, katılayım da belki geliştiririm." demeseymişim keşke. Pazartesi buluşacaktık da sonradan hoca vazgeçti, düne erteledi. Öğrenci bu bin bir türlü ödev varken onu aklında nasıl tutsun? Kimse de gitmemiş dün. Olan da bu sabah oldu zaten 5-6 kişiydik projede, hoca da hakkımızda dilekçe yazmış idareye. Ama beni unutmuş. Yolda da görüp çevirdi "Sen de yok muydun?" diye, vardım dedim. Bu başladı "Sen de suçlusun, seni yazmayı unutmuşum. Hadi bu işten kıvırdın ama suçlusun ben biliyorum." falan filan diye. "Beni de yazın o zaman, zaten arkadaşlarımla aynı davranışı yaptık benim yazılmamam haksızlık olur." dedim. Bir atarla gitti yazdı. Sonra müdür yardımcısı çağırdı yanına "Sen gönüllü gidiyorsun disipline." falan diye dalga geçiyor. Açıkladım durumu arkadaşlarım da aynı durumda benim yazılmamam haksızlık olurdu, yoksa kim disipline gitmek ister dedim. Sonra hoca beklenmedik bir şekilde tebrik etti. Çok etik bir davranışmış yaptığım, başkaları gibi o listeden adımı çıkarmak için palavra uydurmamışım. Sonra birlikte konuşurken bunu söyledim diye kızıp atar yapan hoca da müdür yardımcısının yanında melaike kesildi. Çok teşekkür edermiş. Ya sen sırf buluşmayı unuttuğumuz için özür dilediğimiz halde disipline yollamadın mı bizi ne teşekkürü ediyorsun? Sayende savunma yazmayacak mıyım? 
Bugün de hocanın dersine girmeden çekip geldim eve. Bakalım pazartesi belli olacak akıbetimiz. Ama  bir öğretmenin sırf egolarını tatmin etmek için, bir öğrencinin hayatı boyunca önüne çıkabilecek bir imzayı atmasını hiç doğru bulmuyorum. Kaldı ki pazartesi toplanması muhtemel kurulun içinde daha önce tartıştığımız bir hoca varken ne olacak hiç bilmiyorum. Olsun ben yinede hakkımı savunacağım, hoş aynı okulda tiner bulundurmaktan ceza verilmediyse bir öğrenciye bundan da bir başkasına verilmez. Kaldı ki bir suç da işlediğim yok. Amannn.. Su akar yolunu bulur derler ya öyle, zamanı gelsin konuşacak kelimelerim de var. 
-Bayanbilen-

3 Nisan 2013 Çarşamba

Günce 117 ♥ || Takma kafana! :)

Selam bugünü günlerden "Takma kafana" falan ilan ediyorum. Bir günde bu kadar karışık olabilir bir insanın düşünceleri, en sonunda da son ses açtım müziği. Bazı şeylerden öyle kurtulabiliyor insan. Yani sen kaçmak istersen yer çok, git müzik dinle mesela. Ya da yeni bir kitaba başla. Ama senin düşüncelerinden kaçmaya niyetin yoksa kaçman mümkün değil zaten. :))
Biliyor musun insan kendine acı çektiriyor aslında, yoksa başkası yüzünden üzülmek falan bahane. Sen istemezsen kimse üzemez seni, ama sanırım bazen acı çekmek de hoşumuza gidiyor. Zaten onun için insanlar olarak garip varlıklar değil miyiz? 
En iyisi mi gidip güzel bir kahve yapın kendinize. Ve sonra da bir baba öğüdü gibi belleyin şu sözü "Takma kafana" Gün gelip bu sözü unuttuğunuz da ise bir öbürünü hatırlayın ve "En büyük derdim bu olsun." deyin kendinize. Doğru ya hiçbir şey sizden önemli olabilir mi? :)
Ve şimdi şunu, ya da şunu, veya bunu, bir alternatif olarak da şunu, ve de bunu, ya da şuradakini, veya şunu dinleyin. Hala olmadı mı? O zaman sevdiğiniz bir şarkı açın kendinize olsun bitsin. :)
Unutmayın hayat bazı şeyleri dert etmek için fazla kısa! :)
-Bayanbilen-

Öne Çıkan Yayın

Günce 172 || Adanalı Bey

Bu blog benim için tam da kişiliğimin oturduğu yıllarda ara sıra uğrayıp, çocukça bir üslupla ilk aşkımı anlattığım bir yerdi hep. Biri...

SİTE HARİTASI

Copyright

Copyright
Yazarlarımızın her hakkı saklıdır

Yazarlarımızın her hakkı saklıdır

Creative Commons Lisansı
Bayanbilen.. ♥ by BayanBilen.com is licensed under a Creative Commons Attribution-Gayriticari-NoDerivs 3.0 Unported License.
Linkteki çalışma baz alınarak yapılmıştır http://www.bayanbilen.com.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://bayanbilen.com/ adresinde mevcut olabilir.