Search

23 Kasım 2017 Perşembe

Günce 172 || Adanalı Bey


Bu blog benim için tam da kişiliğimin oturduğu yıllarda ara sıra uğrayıp, çocukça bir üslupla ilk aşkımı anlattığım bir yerdi hep. Birinin hayatına ilk ortak oluşum, sevmeyi öğrenişim, yeri gelip ilk acı çekişim, aşka dair ilk anlam verişimdi. Onun içindir ki ne zaman ondan başkası dokunsa hayatıma, buraya yazmak hep o ilk duygularıma haksızlık etmek gibi geliyordu.
İşte şimdi tam da bulunduğum yerde yani ilk aşkım çoktan nişanlanmış, bense bir senedir bir başkasının adını dilimden düşürmezken "Bir blogum vardı benim." dedim kendime. Ve burada buldum kendimi, az önce "Bir başkası" diye kısacık bahsetmeme aldanmayın. Kendisi yıllardır dümdüz yaşadığım hayatımı bir senede altüst etti varlığıyla, ve evet bir o kadar da yokluğuyla. Bir insan dört kere terk edilir mi? Hadi dört kere terk edildi, dördünde de geri dönebilir mi? Mantıken dönmemeli, ama seviyorsa ve sevildiğini biliyorsa neden olmasın. Canlı şahidiyim olayın, oluyor efendim. Daha önceleri büyük büyük laflar edip "Bir ilişki bir kere biterse, hep biter." diyen ben dördüncüye aynı adama inanıverdim işte. Ama yok tüm suçu da ona atmamak lazım 13 Kasım 2016 da alınacaklar listeme Adanalı Bey'i ekleyip, 21 Kasım da bir yolunu bulup otobüste tanışıp aynı günün akşamı çay içerken sevgili oluveren de benim. Hoş beyefendi artık sevgili olduğumuzu iki gün sonra anca farketmişti ama ben o zamana kadar çoktan sevgiliyiz diye anlatmaya başlamıştım bizim kızlara. Yanii iki insan birbirine açıldıysa sevgililerdir bence. Bir senede nasıl dört kere terk edilir bir insan sorusunun cevabı da şöyle ki, ilk terk edişinden pişman olması 3 saat sürmüştü mesela. Sonuncu aralarındaki tek ciddi ayrılıktı, 3 ay birbirimizi hiç görmeden geçti. Bu yaz onun yokluğunda "O olsaydı bana çok kızardı." dediğim her yanlışa koşa koşa gittim. Çok güldüm, çok içtim, çok ağladım, çok yanlış insanlarla tanıştım, çok kez düştüm,artık düşemem derken bir daha düştüm. Onu görmezken reddetmek hayatıma müdahale etmesine izin vermemek çok kolaydı, ama karşımda Adanalı Bey'in o güzel gözlerindeki çaresizliği görmeye bir yerden sonra dayanamadım. Özellikle de karnımdaki kelebekler onu gördüğüm zamanlarda oradan oraya kaçışmaya devam ederken diretmek çok zordu. 
Dün gece hayatıma girişinin üzerinden tam bir yıl geçti. O dışarıdaki insanların yaklaşmayı geç soru sormaya bile çekindiği ciddi adam günlerdir dizi izliyorum diye beni kandırıp geceleri uykusuz kalıp; tanışmamıza kadar olan şeyleri, aslında sevgili olmadan bir sene önce yine tanışmış oluşumuzu, bir sene boyunca beni nasıl izlediğini, hesabımı bulup ara ara stalkladığını, her şeyi renkli kalemlerle küçük sevimli bir deftere yazmış bana vermek için. Öyle hoşuma gitti ki anlatamam. "Yıllardır yaprak döken hayatıma gelen güneşin doğuşudur" demiş hikayemize. Daha önce kimseyi 3 ay bile dahil etmediği hayatına bir senedir beni dahil etmiş. Öyle mutluyum ki, içimde bir çocuk neşesi sığamıyorum yere göğe. Bu sefer hüzünden değil, mutluluktan taşıyorum.
Mutlu kalın! 

-Bayanbilen-

2 yorum:

  1. Bak sen Adanalı Bey de ne işler varmış :) Hep hep mutlu olursunuz umarım ...Bir de blog böyle bir yer sanırım ne olursa olsun günün birinde insan kendini tekrar bıraktığı yerde buluveriyor.

    YanıtlaSil
  2. heeey çok güzel bir şey yapmış. hatta bundan güzel bir hediye olamaz ki :)

    YanıtlaSil

Öne Çıkan Yayın

Günce 172 || Adanalı Bey

Bu blog benim için tam da kişiliğimin oturduğu yıllarda ara sıra uğrayıp, çocukça bir üslupla ilk aşkımı anlattığım bir yerdi hep. Biri...

SİTE HARİTASI

Copyright

Copyright
Yazarlarımızın her hakkı saklıdır

Yazarlarımızın her hakkı saklıdır

Creative Commons Lisansı
Bayanbilen.. ♥ by BayanBilen.com is licensed under a Creative Commons Attribution-Gayriticari-NoDerivs 3.0 Unported License.
Linkteki çalışma baz alınarak yapılmıştır http://www.bayanbilen.com.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://bayanbilen.com/ adresinde mevcut olabilir.