Search

17 Ağustos 2019 Cumartesi

" "

 Öyle bir yerdeyim ki koşuşturmacanın tam ortasında ayakta dikiliyorum. Üstelik bir yanım yaprak dökerken, diğer yanım da bahar bahçe değil. Sadece izliyorum olup bitenleri ve saldırmaya hazır bir kedi gibi tetikte bekliyorum. En son güvende ve huzurlu hissettiğim anın üzerinden bir seneyi aşkın zaman geçmiş bile olsa, bir pazartesi sabahı uykuyla uyanıklık arasında burnumdaki parfüm kokusunu hala hatırlıyorum. Öyle huzurluydum ki tahmin bile edememiştim gerçekten uzak bir hayalin içinde yaşadığımı. Zerre umudum kalmadığından en az zararla kurtulayım diyerek burnum ne kadar dik de olsa, artık tek bir adım bile atamıyorum. Kimin yanında huzurlu olduğuma inandırmaya çalışsam kendimi, bir başkasının cümlelerini bile duymaya katlanamıyorum. İnsanlardan sakındıkça sevgimi günden güne ben de eksiliyorum. Kırıldığım yerden kırıyorum herkesi, biri tarafından bir türlü değer görmemenin cezasını değer gösteren herkese kesiyorum. Üstelik ağlamıyorum bile kolay kolay, üzülemiyorum kimsenin acısına eskisi gibi. Zarar görmeyeyim diye ördüğüm duvarlar öyle kalın ve yüksek ki ne kimseyi gerçekten görebiliyor ne de sesini duyabiliyorum. Sadece bir sevgili değil, yakın bir arkadaşa bile yer yok içeride. İnsanlara türlü bahaneler uydurup çay içmeye bile yalnız gidiyorum. Öyle benzedim ki eleştirip durduğum insanlara, ben de onlar gibi bir başkasının dertlerini dinlerken içimden küçümsediğim için birine nasılsın diye sormaya korkuyorum. Hoş, merak bile etmiyorum gerçekten kimin nasıl olduğunu. Ben de anlatmıyorum kimseye hayatımda ne olup bittiğini. En son içimdeki en çocuksu üzüntülerden kimin yanında göz yaşı döktüysem, tam da oradan acıtmıştı canımı. Şimdi yeniden neye üzülsem hala ona hitap ederek açar yazarım bir deftere. O cümleler benden çıkmış olur, duymamış olmaksa tamamen onun suçu. Zaten artık benim o eski ben olmayışımın yanı sıra, o da eski o değil. Bundan aylar öncesinde bile, o olmayı bırakmıştı çoktan. Sorsan o da üzülmüştür benim kadar ama sanki iki farklı ilişki yaşamışız gibi benim anlatacağımdan bambaşka bir hikaye anlatacaktır. Muhtemelen benim hikayemi kendikinden daha dramatik bulup üzüntülerimi abarttığımdan bahsedecektir. Bencil olduğumu söyleyecektir belki, çabalamadığımı söyleyecektir. Ama mutlaka anlatırken sinirli olacaktır. Hoş ben de onca zamana rağmen sakinleşmeyi başarmış sayılmam. En son tam her şeyin bittiği yerde bir sene sonra aynı saatte oturup nereden nereye geldiğimi, neyi başardığımı neyin eksik kaldığını yazacaktım aynı deftere. Sonra bir anda sinirlenip vazgeçtim, onun kimbilir neredeyken ve o an ne yaparken zerre hatırlamayacağı bir tarihi hatırlayıp bir seremoni haline getirmek istemedim. Ondan sonra kimin hayatına girip de sonra koşarak kaçmak istesem onun hayatındaki yerimi daha iyi anlayıp, hem ona hak verip hem de ona yeniden sinirlendim. Artık anılar bile silik silikken nasıl bazı hislerin böyle canlı kaldığına ben de zaman zaman şaşırıyorum. Geçen bunca zamandan sonra ise aşkın sadece 19-20 yaşlarında yaşanabilecek, abartılmış sevgi ve heyecana dayanan, gerçeklikten uzak güven ve huzur hissiyatı barındıran çocuksu bir duygu olduğuna inanıyorum. Umarım yeniden bu yazıyı okuduğumda dönüp eski yazdıklarıma güldüğüm gibi bu yazıya da gülmeyi başarabilirim.

Öne Çıkan Yayın

Günce 172 || Adanalı Bey

Bu blog benim için tam da kişiliğimin oturduğu yıllarda ara sıra uğrayıp, çocukça bir üslupla ilk aşkımı anlattığım bir yerdi hep. Biri...

SİTE HARİTASI

Copyright

Copyright
Yazarlarımızın her hakkı saklıdır

Yazarlarımızın her hakkı saklıdır

Creative Commons Lisansı
Bayanbilen.. ♥ by BayanBilen.com is licensed under a Creative Commons Attribution-Gayriticari-NoDerivs 3.0 Unported License.
Linkteki çalışma baz alınarak yapılmıştır http://www.bayanbilen.com.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://bayanbilen.com/ adresinde mevcut olabilir.